Prof. Dr. Şaşmaz, vatandaşların sıcak havalarda dikkatli olası gerek

Güncelleme 26 Temmuz 2023, 15:26

Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Caferi Tayyar Şaşmaz ile son günlerde oldukça artan sıcaklıkları ve bu sıcaklıkların sağlığımıza olan etkilerini konuştuk.

Dünyanın en önemli yaşam ve enerji kaynaklarından güneşin yarattığı aşırı sıcak havaların insan sağlığı üzerine birtakım zararlı etkileri olabildiğinden bahseden Prof. Dr. Caferi Tayyar Şaşmaz, “Bunların başında güneşten gelen ve radyasyon içeren zararlı ışınlar var. Yaz aylarında sıcaklığın artması, insan vücudu üzerinde sıcaklığın dengelenmesi açısından sorunlar oluşturabiliyor. Çünkü insan vücudu çok dar bir sıcaklık aralığında metabolizmasını sürdürüyor. Bunu sayı ile belirtecek olursak vücut ısısının 36.1 ile 37.1. derece sıcaklık aralığında hücresel fonksiyonları normal bir şekilde sürdürüyor. Bunun dışına çıkıldığı zaman vücut zarar görebiliyor. Hele ki 39-40 dereceye çıkıldığı zaman artık vücutta sinir sisteminde ve organlarda yıkım başlıyor ve kalıcı hasarlar oluşuyor. Bununla birlikte bulaşıcı hastalıklar da artabiliyor. Yine artan sıcaklıklarla diyabet ve hipertansiyon gibi kronik hastalığı olan kişilerde olumsuz etkiler görülebiliyor.” dedi.

“10.00 ila 16.00 Saatleri Arasında, Özellikle Güneşin Dik Olduğu Saatlerde Güneşe Direkt Temas Etmekten Kaçınmamız Gerekir.”

Sıcak havalarda sağlığımızı korumak için neler yapmamız gerektiği konusunda açıklamalar yapan Prof. Dr. Caferi Tayyar Şaşmaz, “Öncelikle sıcak havalarda güneş ışınlarından kendimizi korumamız lazım. Yaz aylarında güneşin dik olduğu saatler, en çok güneşin zararlı ışınlarından dünyaya ulaştığı saatlerdir. 10.00 ila 16.00 saatleri arasında, özellikle güneşin dik olduğu saatlerde güneşe direkt temas etmekten kaçınmamız gerekir. Bunun dışında beslenme ve sıvı alımı konularında çok dikkat etmemiz gerekiyor. Bir diğer önemli konu da giyinme ve güneş gözlüğü kullanma konusu. Çünkü organizmanın kendini soğutabilmesi ve sıcaklık dengesini oluşturabilmesi, terleme fonksiyonu ile birlikte olabilmekte. Eğer biz uygun giysiler giymezsek, vücudumuz kendi ısısını dengeleyebilmek için terleme işlevini yeterince başarılı yapamayacağı için vücut sıcaklığı artabilir ve bu artış vücudumuza, sağlığımıza zarar verebilir. Genel olarak sıcak havalarda aşırı efor ve fiziksel aktivite ile oluşan yorgunluk, vücudumuz üzerinde ciddi bir sorun oluşturabilir.” şeklinde konuştu.

“Daha Fazla Su İçmemiz ve Sıvı Tüketmemiz Lazım.”

Sıcak havalarda vücudumuzdaki su kaybının önlenmesi için yapılabilecekleri de aktaran Prof. Dr. Şaşmaz, “Normalde biz yetişkin bir insanın günlük ortalama 2 litre su tüketmesini öneriyoruz. Sıcak havalarda bunun üstüne çıkmak gerekir. Çünkü vücudumuz daha fazla terleme yoluyla su tüketiyor ve bunu biz yerine koymamız gerekir. Bunun için daha fazla su içmemiz ve sıvı tüketmemiz lazım. Susuyorsak zaten içmemiz lazım ama susamayı da beklememek lazım. Suyun yanında çay ve ayran da tüketebiliriz. Şekerli, gazlı ve alkollü içecekleri önermiyoruz. Açık havada uzun süre güneşte kalmaktan kaçınmak lazım. Çünkü ne kadar güneşe ve sıcağa maruz kalırsak vücut sıcaklığımız o kadar yükselir ve daha fazla kendine su atabilmesi için daha fazla sıvı harcar. Eğer bu kaybı biz yerine koymazsak bu sefer de vücut kendini soğutamadığı için sağlık sorunları ortaya çıkabilir. Yine bu sıvı kaybını önlemek için aşırı fiziksel aktiviteden ve çalışmaktan kendimizi korumamız lazım. Vücut sıvı dengesini sağlayabilmek için sıcak havalarda meyve sebze tüketimi vücut minerallerini yerine koyma açısından, hem vitamin hem de posa hem de sıvı içeriği yüksek olduğu için vücudun su dengesinin sağlanmasında çok önemli bir görev olacaktır.” ifadelerini kullandı.

 

Başa dön tuşu